Diyabet, pankreasın yeterli miktarda insülin üretememesi veya vücudun üretilen insülini etkili bir şekilde kullanamaması sonucunda kan şekeri düzeyinin yükselmesiyle karakterize kronik bir hastalıktır. İnsülin, kandaki glikozun hücrelere alınarak enerji için kullanılmasına yardımcı olan bir hormondur. İnsülinin yetersiz olması veya etkili kullanılamaması durumunda kandaki glikoz düzeyi yükselir.
Diyabette kan şekeri düzeyinin yüksek seyretmesi çeşitli belirtilere yol açabilir. Diyabetin yaygın belirtileri arasında şunlar yer alabilir:
Diyabet bazı kişilerde belirgin bir belirti vermeden de ilerleyebilir. Diyabet şüphesi varsa tanı için sağlık profesyoneline başvurulması ve gerekli kan testlerinin yapılması gerekir.
Diyabetin başlıca türleri Tip 1 diyabet, Tip 2 diyabet ve gestasyonel (gebelik) diyabettir.
Tip 1 diyabette bağışıklık sistemi, pankreastaki insülin üreten hücrelere zarar verir ve bunun sonucunda vücut yeterli insülin üretemez.
Tip 2 diyabette ise vücut insülini etkili bir şekilde kullanamaz ve zamanla yeterli insülin üretimi de sürdürülemeyebilir. Bunun sonucunda kan şekeri düzeyi yükselir.
Gestasyonel diyabet (gebelik diyabeti), gebelik sırasında ortaya çıkan yüksek kan şekeri durumudur. Gebelikte meydana gelen hormonal değişiklikler vücudun insüline karşı daha dirençli hale gelmesine neden olabilir. Vücut artan insülin ihtiyacını karşılayamadığında kan şekeri düzeyi yükselebilir. Gestasyonel diyabet çoğu zaman belirgin bir belirti vermeyebilir. Gestasyonel diyabet taraması genellikle gebeliğin 24–28. haftaları arasında yapılır; ancak risk faktörlerine göre daha erken değerlendirme gerekebilir.
Tip 1 diyabet sıklıkla çocukluk ve ergenlik döneminde ortaya çıksa da her yaşta gelişebilir. Belirtiler genellikle Tip 2 diyabete kıyasla daha hızlı ortaya çıkabilir. Tip 1 diyabette bağışıklık sistemi pankreastaki insülin üreten beta hücrelerine zarar verir ve vücudun insülin üretimi ciddi ölçüde azalır. Bu nedenle Tip 1 diyabetli bireylerin kan şekeri kontrolü için insülin tedavisine ihtiyaçları vardır.
Tip 2 diyabet yetişkinlerde daha sık görülmekle birlikte her yaşta ortaya çıkabilir ve diyabetin en yaygın türüdür. Tip 2 diyabette vücut insüline karşı direnç geliştirir ve zamanla pankreas kan şekerini normal aralıkta tutmaya yetecek miktarda insülin üretemeyebilir. Tip 2 diyabetin tedavisi; kişinin sağlık durumu ve ihtiyaçlarına göre yaşam tarzı düzenlemelerini, beslenme tedavisini ve hekim tarafından belirlenen ilaç veya insülin tedavisini içerebilir.
Tip 2 diyabet genellikle yavaş gelişir ve bazı kişilerde uzun süre belirgin bir belirti görülmeyebilir. Erken tanı ve uygun tedavi, diyabete bağlı komplikasyonların önlenmesine veya geciktirilmesine yardımcı olabilir.

Diyabet hastası olmak, sevdiğiniz tüm yiyeceklerden tamamen vazgeçmeniz gerektiği anlamına gelmez. Diyabette beslenmenin temel amacı; kan şekeri kontrolünü destekleyen, kişinin sağlık durumu, yaşam tarzı ve bireysel ihtiyaçlarına uygun, dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme düzeni oluşturmaktır. Diyabet diyeti, tek tip ve herkes için aynı şekilde uygulanabilecek bir beslenme programı değildir. Beslenme planı; kullanılan ilaçlar veya insülin tedavisi, kan şekeri düzeyleri, fiziksel aktivite, yaş, vücut ağırlığı, eşlik eden hastalıklar ve kişinin günlük yaşamı dikkate alınarak bireyselleştirilmelidir. Sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivite, diyabet yönetiminin önemli bileşenleridir. Uygun bir beslenme düzeni ve fiziksel aktivite, kan şekeri kontrolünün desteklenmesine ve diyabete bağlı komplikasyon riskinin azaltılmasına yardımcı olabilir. Bu nedenle diyabetli bireylerin beslenme planının kişisel gereksinimlerine göre düzenlenmesi önemlidir.
İşte diyabet hastaları için genel beslenme önerileri!
Diyabet yönetiminde beslenme, fiziksel aktivite ve gerekli durumlarda ilaç veya insülin tedavisi bir bütün olarak değerlendirilir. Diyabet diyeti, aşırı kısıtlayıcı veya herkes için aynı olan standart bir diyet listesi değildir. Beslenme planının kişinin diyabet tipi, kan şekeri düzeyleri, kullandığı ilaçlar veya insülin, yaşam tarzı, fiziksel aktivite düzeyi ve bireysel gereksinimleri dikkate alınarak hazırlanması önemlidir.
Diyabetli bireylerde karbonhidratların miktarı, türü ve gün içerisindeki dağılımı kan şekeri yönetimi açısından önem taşır. Bunun yanında yeterli lif tüketimi, dengeli protein ve yağ alımı, porsiyon kontrolü ve kişinin günlük yaşamına uygun sürdürülebilir bir beslenme düzeni oluşturulması hedeflenir.
Diyabet beslenme danışmanlığı hizmetinden Ankara'da Yüzyüze veya bulunduğunuz yerden Online Diyet desteğiyle yararlanabilirsiniz. Her iki yöntemde de beslenme programı kişinin sağlık durumu ve bireysel ihtiyaçları doğrultusunda planlanır.
Bu diyet sağlığınızla doğrudan ilişkili olduğu için sizin uygulamanız kadar diyetin sağlıklı olması da önem arz ediyor. Bu noktada diyabet diyeti yapmak istiyorsanız bunu mutlaka bir uzman diyetisyen ile yapmalısınız. Yüz yüze diyet ve online diyet ile size özel programı birlikte hazırlıyoruz. Yaptığımız günlük takiplerle en ideal sonuçlara ulaşıyoruz. Siz de mevcut sağlığınızı çok daha iyi hale getirmek için benimle iletişime geçebilirsiniz.
Şeker hastaları kompleks karbonhidratlar, protein ve sağlıklı yağları size uygun porsiyonlarda tüketmelidir. Düşük glisemik indeksli besinleri tercihi kan şekeri dengesi için önemlidir. Ayrıca diyabetliler yeterli lif tüketimine dikkat etmelidir.
Şeker hastaları doymuş yağlar, trans yağlar, kolesterol, rafine şeker tüketimlerini sınırlandırmalıdır. Doymuş yağlar özellikle hayvansal proteinlerde, işlenmiş et ürünlerinde, sosislerde ve salam gibi besinlerde bulunur. Şeker hastaları özellikle kan şekerini hızlı yükselten besinleri tükenmekten kaçınmalıdır.
Kan şekeri düşürmenin en hızlı yolu insülin almaktır. Ayrıca fiziksel aktivite hem kısa vadede hem de uzun vadede kan şekerini düşürmeye yardımcı olur. Hareket ettiğinizde, hücreleriniz enerji olarak kullanılmak üzere kandan glikoz alır ve böylece kan şekerini düşürür.
Tip 1 diyabet hastalarında pankreas artık insülin salgılayamaz. Bu yüzden hekimleri tarafından beslenmelerine uygun şekilde insülin dozları belirlenir. Düşük glisemik yüke sahip yiyecekler Tip 1 diyabetli kişiler için daha iyi seçimlerdir. Ayrıca Tip 1 diyabetli kişiler için yemek zamanlaması çok önemlidir. Yemekler insülin dozlarıyla uyumlu olmalıdır. Öğün atlamak veya geç yemek yemek hipoglisemi riskini artıracaktır.
Tip 2 diyabet hastaları vücudunuzun ihtiyaç duyduğu lif, vitamin ve mineralleri sağlamaya yardımcı olabilecek, yoğun besleyici gıdalar açısından zengin bir beslenme planı uygulamalıdır. Lif içeren besinleri yemek, kan şekeri yönetimini artırabilir ve aç olmadığınızda yemek yemeyi önlemeye yardımcı olmak için daha uzun süre tok hissetmenize yardımcı olur. Tip 2 diyabet hastaları beslenmelerinde sebzeler, yağlı tohumlular, protein açısından zengin besinlere ve kompleks karbonhidratlara yer vermelidir.